Kayıtlar

TÜRK KÜLTÜRÜNDE BAYKUŞ

Resim
  Kazakistan Parasında Kuzey Atmaca Baykuşu Dr. Sevda GÜLAKAN KAMAN Baykuşun Yunan mitolojisinde “Athena kuşu” olarak uğur simgesi sayıldığı görülmektedir. Baykuş koca kafası, avını kapıştaki mahareti, yani gösterdiği akıl, hüner ve marifet ile Zeus’un koca kafasından doğmuş olan kızı Athena’yı temsil eder. Athena’nın ağacı kendi diktiği zeytin ağacı iken kuşu da baykuştur. Athena’nın sembollerinden mızrak savaşı, zeytin dalı barışı; baykuş da bilgeliği temsil eder. Baykuş, Yunan mitolojisinde tanrıça Athena’nın sevdiği hayvan olarak bilinmekte ve tanrıçanın gözlerinin baykuş gözü renginde olduğu anlatılmaktadır.    Roma’da ise baykuş uğursuzluk ve yıkım sembolüdür. Ötüşü ölüm haberi sayılır. Augustus, Aurelius ve Sezar’ın ölümlerinin baykuşça bildirildiği inancı mevcuttur. Baykuşun düşte görülmesi ise kötü talih diye yorumlanmıştır. Ortaçağ Avrupası’nda ise baykuş cadılıkla ve uğursuzlukla ilişkilendirilmiştir. Avrupa ve Amerika folklorunda kötü alınyazısı ve ölüm ...

TÜRK KÜLTÜRÜNDE PARS

Resim
  Osman YILDIZ 1. Bars, kedigiller familyasına mensup yırtıcı bir hayvandır (Felis pardus). Bu hayvan, Ortaasya, Kore ve Mançurya'da yaşar ve buralarda çok meşhurdur. Bunların, Felix irbis denen cinsine de Türkler, yolbars derler. 2. Kelime. Türk Dilinin bütün safhalarında ve hemen hemen bütün lehçe ve şivelerinde bars, harsı, barış, bas, bar, barış, böres, bâs, pars, pans. nar, mars formlarıyla kullanılmaktadır. 3. Kelime, Türk Dili'nde, hayvan (bars, yolbars). kişi (Barsgan "Barshan", Boris, bars heg, Kutadmış bars, Barsbay. Baybars), yıl (On İki Hayvanlı Türk Takvimi'nde 3. yılın adı : bars yılı), şehir (Barsgan 'Barshan~')ve meslek adı (barsçı) olarak çok yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Ayrıca, bars, deslanlarınuzda, Türk yiğitlerine akıl veren kutlu bir hayvan olarak geçmektedir. 4. Kelime, Türk Dili'ndc b ile başlamaktadır. p*\i şekiller, fonetikle ilgili bir değişmedir [Ötümsüzleşme (loss of voicedncss, devoicing), yer değiştirme (...

DOĞU ANADOLU’DA İLK TÜRK İZLERİ

Resim
Prof. Dr. Alpaslan Ceylan 26 Ağustos 1071 tarihinde gerçekleşen Malazgirt savaşı ile Anadolu Türk’lerin yeni yurdu olmuştur. Ancak bu tarih Türk’lerin Anadolu’ya ilk değil son gelişleridir. M.Ö. 2350-2150 yılları arasında Mezopotamya’da büyük bir devlet kurmuş olan Akad devleti krallarından Naram-Sin’e ait bir belgede ; Anadolu’da var olan 17 krallığa karşı elde ettiği zaferden söz edilmektedir. Bu krallıklardan biri de Türk Krallığı’dır. Değerli bilim insanı Prof.Dr. M.Taner Tarhan , makalelerinde, Ön Asya’daki (Anadolu) ilk Türk’lerin Kimmer ve İskitler olduğunu belirtmiştir. Batı Hun Türklerinin Doğu bölümü, Kursik ve Barsık isimli başbuğların yönetiminde, 395 yılında Anadolu’nun önemli bir bölümünü egemenlikleri altına almışlardır. Makalenin Tamamı

TÜRK BİLİM İNSANI BİRUNÎ

Resim
Türk Bilim İnsanları'nın Heykelleri : Birunî, Ali Kuşçu, Harezmi, Uluğ Bey; Semerkand Medresesi Özbekistan Taşkent Prof. Dr. İbrahim Agâh Çubukçu Biruni çağının çeşitli bilimleri hakkında derinliğine araştırma yapan dünyanın sayılı bilim adamlarındandır. Bilimsel yöntemi benimsemesi, çağına göre büyük bir aşamadır. Bıkmadan deney yapması, deneylerden sonuç çıkarması, olaylar arasında bağ kurması, nesnel davranması, kritik bilimsel bir zihniyete sahip olması dikkati çekmiştir. Hurafelere önem vermemiş, aklı esas almıştır. Ortaçağda özgür düşünceyle araştırma yapmağa başlamıştır. Bilimle imanın sınırlarını çizmesini bilen Biruni, inanan bir Türk düşünürüdür.  Alemin öncesizliği görüşünü reddetmiş, İlk Neden'in yani Tanrı'nın varlığını doğrulamıştır. Zamanın sınırlı olduğunu belirtmiştir. Ayrıca ahlak felsefesi üzerine eğilmiş ve insanın değerini belirtmeğe çalışmıştır. Bütün bu nedenlerle. Biruni, Türk bilim ve düşünce tarihi...

GÖKTÜRK DÖNEMİ MADENİ SİLAHLARI

Resim
  Doç. Dr. J. Özlem Oktay ÇEREZCİ Göktürkler , özellikle VI-VIII. yüzyıllarda Dağlık Altay , Kırgızistan , Kazakistan , Moğolistan , Tuva topraklarında varlık göstermişler, sözü edilen coğrafyada önemli sanat eserleri ortaya koymuşlardır. Bunlar arasında maden işçiliği de diğer sanat dalları gibi Göktürkler için ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Özellikle demiri çok iyi işlemesini bilen Göktürler bu yeteneklerini silahlarına yansıtmıştır. Göktürk Dönemi silahları kullanım amaçlarına göre “Saldırı” ve “ Savunma ” silahları olarak iki ana gruba ayrılmaktadır. Saldırı Silahları “ Yakın Mesafe ” ve “ Uzak Mesafe ” silahları bakımından iki alt gruba sahiptir. Yakın Mesafe Silahları da kendi içinde “Kesici- Delici”, “Delici” ve “Vurucu” olarak üç gruba ayrılır. Yakın Mesafe Kesici-Delici Silahları: “Meç”, “Uzun Kılıç”, “Eğri Kılıç”, “ Kama ”, “Bıçak”; Yakın Mesafe Delici Silahları: “ Mızrak ”; Yakın Mesafe Vurucu Silahları: “Savaş Baltası”, “Keser” ve “ Gürz ”dür. Uzak ...

ORTA ASYA’DAN DOĞU AVRUPA’YA ERKEN DEVİR TÜRK SANATINDA RUNİK YAZITLI /TAMGALI MADENÎ KAPLAR

Resim
  Avar/Peçenek Türklerinin Nagyszentmiklos Hazinesi ; Viyana ve Budapeşte Sanat Müzesi Doç.Dr. J.Özlem Oktay Çerezci Türkler’de maden sanatı oldukça önemli bir yere sahiptir. Erken devir Türklerinde gerek gündelik hayatta kullanılan gerekse ritüel amaçlı olarak karşımıza çıkan araştırma konusu madeni kaplar, bu anlamda Türk kültür ü için bütünleyici ve ayrıcalıklı özellikler barındırmaktadırlar. Söz konusu madeni kapların bazıları ise runik yazıtlara ve/veya tamgalara sahip olmaları ile dikkat çekmektedirler. Çünkü yazıtlar ve tamgalar aidiyet göstermeleri ile bir tür imza olarak düşünülebilirler. V.I Maljusenko Özel Kolleksiyonu , İki Gümüş Kaptan Biri, İki Adet Dağ Keçisi Tamgası Kaidenin Altında Yer Almaktadır. Türk sanatında Asya Hunlarında , Avarlar , Peçeneklerde , Orta ve İç Asya toprakları ile Doğu Avrupa ’da rastlanan Runik yazıtlı ve/veya tamgalı madeni kaplar, ortak özelliklerinin yanı sıra, gerek biçim gerekse süsleme...

ORTA ASYA’DA ÖLÜ KEMİĞİ MUHAFAZA KAPLARI (OSSUARY / NAVS)

Resim
Prof. Dr. Yaşar ÇORUHLU Orta Asya’da Türk Sanatı’nın M.Ö. ki dönemlerden itibaren gelişimi, Proto-Türk , Hun , Göktürk , Uygur vb. çeşitli Türk devirlerini içerecek şekilde ve her türlü ayrıntısıyla henüz ortaya konulamamıştır. Oysa günümüzde Türklerle ve Türk bölgeleriyle ilgili kazılar ve araştırmalar sonucunda elde edilen kalıntı ve sanat ve kültür değeri olan nesnelerin sayısı gün geçtikçe çoğalmakta ve büyük miktarlara ulaşmaktadır. Bununla birlikte sözü edilen bu büyük malzeme grubunun, Türk Sanatı Tarihi ve Arkeolojisi açılarından değerlendirilmesi, önemli sorunlar ve zorlukları bünyesinde barındırmaktadır. Bahsedilen şekilde, bazı değerlendirme zorluklarının olduğu sanat ve kültür nesnelerinin bulunduğu bir grup eser de ölü kemiği-kalıntısı saklama kaplarıdır. Bunlar batı literatüründe “ Ossuary ” ve Ortacağ Araplarında “ Navs ” denilen ölü insan kemiklerinin ve bazen de kutsal sayılan kalıntıların saklandığı muhafazalardır. Daha çok, Hindistan’dan doğarak Or...