Kayıtlar

Ekim, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ÇELME VE SUBUTAY

Resim
  Prof. Dr. Saadettin Gömeç Çingizliler tarihiyle alâkalı kaynaklara baktığımızda; Çingiz (Cengiz Han) ve onun ahfadının dışında çok sıkça karşılaştığımız birkaç ilgi çekici şahsiyet daha vardır ki, onlar da Çelme, Subutay, Cebe, Kubilay, Bugurçu ve bir de belki Mukali’dir. Tıpkı Çingiz’in kimliği meselesinde olduğu gibi, bu kişilerin mensup bulunduğu kavimler hakkında da araştırmacıların değişik görüşlere meylettiklerini biliyoruz. Ancak bizim yazımızın konusunu bunlardan şimdilik sadece ikisi ilgilendiriyor. Onlar da, Çelme ve Subutay kardeşlerdir. Bununla birlikte tarihin bu iki kahramanının başka kardeşleri olduğuna dair de belgeler mevcuttur. Fakat geçmişe baktığımızda sadece ailenin bu iki ferdi daima ön plandadır. Ama bunların içerisinde Subutay’ın yeri bambaşkadır. Çünkü o tarihin en büyük komutanlarından biridir. Başlangıçta Türkistan’daki fetihlerde mühim roller ifa eden Subutay; Çingiz Han’ın vefatının ardından da özellikle Batu’ya düşen bugünkü Macaristan ve Ru...

ESKİ TÜRK ORDUSU

Resim
  Şanyü (Gökten Kudret Alan) Mete Han(Mo-tun, Bögü Tonga) Prof.Dr. Saadettin Y. Gömeç Türk milletinin tarihinde ilk sistemli ordunun büyük Hun kaganı Mo-tun (Bögü Tonga) tarafından kurulduğu zaman zaman ilim adamlarınca ileri sürülüp, bu şekilde bir kanaat hasıl olmuşsa da, bu doğru degildir. Türklerden haber veren en eski vesikalara baktığımızda, M.Ö. 3000’lerden itibaren askeri birliklere sahip olan Türklerin, bu güçleri sayesinde sürekli Çin sınırlarına taarruzları söz konusudur. Eğer düzenli bir orduya sahip bulunmasalardı, Çin imparatorlugu Türklere karşı 9. asırdan itibaren yapımına başlanan Çin Seddi’ni meydana getirmek zorunda kalmazdı. Bununla birlikte araştırmacılar, Türk ordusunun diger kavimlerin askeri yapılarından farklı olan üç yönünü tespit etmislerdir: 1- Türk ordusu ücretli degildir. 2- Türk ordusu daîmidir. 3- Türk ordusu temelde suvarilerden olusur. Hepsi Sü

ANKARA İSMİNİN KÖKENİ

Resim
  Başkentimizin isminin kökeni konusundaki en yaygın kabul, gemi çapası anlamındaki yabancı bir kelime olan “ Anchor” dan geldiği yönündedir. Ancak 1937'de, Türkiye'yi ziyaret etmekte olan Yunanistan Başbakanı Elrfterios Venizelos’un Atatürk ile bir görüşmesinde Atatürk, "Ekselans, 'Ankara' adının nereden geldiğini bilir misiniz?" diye sormuş ve aldığı olumsuz yanıt üzerine getirilen "Dünya Atlası"nın bir sayfasını açıp Baykal Gölü yakınındak i Angarsk kentini göstermiş ve "İşte buradan geliyor, Ekselans!" demişti r. Prof.Dr. Necati Demir ise bir makalesinde bu konuda şunları belirtmiştir; “ Sakalar, günümüz Türkiye'sinin doğu bölgesinde de önemli bir yer teşkil etmektedir . Sakaların bir boyu olan   Phasian/Pasinler  ve onların alt kolları olan   Orbetler, Pasanlar, Gagavanlar, Kurmançlar, Sahatlar, Çavdarlar   ve Ş orlar   Türkiye'nin doğusunda yerleşmişlerdir. Sakaların boyları  Karduklar, Botiler,   Paktuk   ve   Kürtler ...