ANADOLU'DAKİ RUNİK YAZILAR VE PİKTOGRAMLARIN TÜRKLÜKLE OLAN BAĞLANTISI
Uğur Can Aykan
Türkler çok eski ve köklü bir tarihe sahiptirler. Dün olduğu gibi bugün de Türklerin tarihi, kültürü ve dili ile ilgili dünyanın pek çok ülkesinde araştırmalar yapan enstitüler ve ilim merkezleri bulunmaktadır. Öyle ki bugüne kadar Türklere ait izler yalnız Türkler değil birçok millete ait bilim adamlarınca da sürdürülmektedir. Bu şekilde Türklere ait olduğu bilinen damgalar, simgeler, yazılar ve işaretler ortaya çıkmıştır.
![]() |
Türklerin bu şekilde diğer devletlerce yakın takipte olup araştırma alanlarında girme sebepleri onların elde etmiş oldukları bilgi, birikim ve kültürel zenginliğidir. Bugün gelişmiş ülkeler olarak ifade ettiğimiz devletlerin ortak özelliklerine baktığımızda onları diğer devletlerden ayıranların yaşam koşullarının, eğitim düzeylerinin,sağlık ve iletişim gibi özeliklerinin üst düzeyde olmasından kaynaklandığını görürüz.
![]() |
Türklerinde tarihin en eski dönemlerinden itibaren sahip oldukları bu tarz özellikleriyle birlikte çevre devletleri etkilemeyi başarmışlardır. Bu etkileşim iletişim ve yazı alanında da oldukça etkin olmuştur. Türkler öğrenmiş oldukları yeni bilgileri kayıt altına almak ve kendilerinden sonraki nesillere aktarabilmek için bir takım çizimlerle başlattıkları yazılı iletişim serüvenlerine bugün yalnız Orta Asya bozkırlarında değil yapılan yeni araştırmalar ve incelemelerle Kuzey Kafkasya, Anadolu coğrafyası, Doğu Avrupa ve Kuzey Avrupa gibi bölgelerde de rastlamaktayız.
Türkler tarihin en eski dönemlerinden beri yeni yerler bulma ve yeni yurtlar edinme arzusuyla dünyanın dört bir yanına keşifler yapmışlardır. Bu keşifler sırasında gitmiş oldukları bölgelerde kendi boylarını ve kültürel değerlerini simgeleyen işaretler ve damgaları çeşitli mağara duvarlarına veya kaya alanlarına çizmişlerdir. Bunlardan günümüzde de güncel olması sebebiyle de bilinen ‘‘ Tanrı Damgası ’’ olarak da adlandırılan ‘‘ IYI ’’ damgasıdır. Bu damgalardan hareketle Türklerin Anadolu’daki varlığının M.Ö. 5000’li yıllardan daha önce olduğu üzerinde birtakım bilgiler mevcuttur.
Bugün Türklerin milli alfabe olma özelliğine sahip olan ancak alfabe aşamasına gelemeden yarı hece ile damga evreleri arasında gelişimini sonlandıran Göktürk ( runik ) yazılarının Anadolu’nun dört bir yanında göç yolları üzerinde bulunması garip bir tesadüf olmayacağı bu konuda bilimsel kaynaklar içerisindedir.
Genel olarak Anadolu ve diğer Türki bölgelerde yer alan söz konusu piktogramlar,runik yazılar ve damgalarda en çok görülen motifler Türklerce kutsal olduğu bilim adamlarınca da sabit kılınan geyik, dağ keçisi, kurt ve av sahneleri gibi motiflerdir. Türklerin kullandıkları motiflerin oluşmasını sağlayan yaşadıkları ortamın iklim ve tabiat şartlarıdır.
![]() |
Kaya resimlerinin en büyük özelliği Türk kültür, sanat ve tarihini günümüze aktarabilmiş olmasıdır. Türk kaya resimlerinde yer alan süvari ve yaya asker motifleri, av sahneleri ve geyik motifleri M.S. 1.yy Hunlara ait özellikler olarak önemlilik arz etmektedir. Kaya resimlerinin yaygın bir şekilde bulunmasının etkenlerinden biri tabiatın buna imkan vermesidir. Yani motiflerin yapılacağı alanın hakim yüksek bir tepede bulunması ve işleme yapılacak olan kayanın düz, yumuşak ve kolay çizim yapılabilir yapıda olmasıdır.
![]() |
Anadolu’nun en doğusundan en batısına kadar; Hakkari, Kars, ,Artvin Erzurum,Erzincan, Ordu ve Ankara gibi illerimizde de Türklere ait izlerin bulunması Türklerin bu coğrafyaya hiç de yabancı olmadığını ve tarihi Türk yazı sisteminin ve kaya resimlerinin varlığının Anadolu’da diğer bir ifadeyle Küçük Asya’da 1071’den çok daha eski zamanlarda var olduğunu göstermektedir.
Son olarak tezimde savunmuş olduğum görüşü destekler nitelikte olan ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözüne yer vermek istiyorum: ‘‘ Bu sahne en aşağı 7 bin senelik Türk beşiğidir. Beşiğin içindeki o çocuk tabiatın yağmuruyla yıkandı. O çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu; sonra onlara alıştı; onları tabiatın babası tanıdı, onların oğlu oldu.Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu. Türk budur. Yıldırımdır. Kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir! ’’
Türklerin Anavatanı Anadolu mu?
B.Tarhan






Yorumlar
Yorum Gönder