Kayıtlar

Eylül, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ANADOLU'DA KİMMERLER

Resim
  Urartuların Kimmerlere Karşı İnşaa Ettikleri Kale Kalıntıları Erzincan Altıntepe Prof.Dr. İlhami Durmuş Türk kültür dairesi içerisinde yer alan kavimlerden birisi Kimmerlerdir. Onlar Proto-Türkler olarak tanımlanan Ural-Altay kökenli bozkır göçebelerinin batı kolunu oluşturmaktadırlar. MÖ II. bin başlarından MÖ VIII. yüzyıla kadar -merkez Kırım olmak üzere- Karadeniz’in kuzeyinde, Avrasya bozkırlarında ve Kafkasya bölgesinde yaşamışlardır. Onlar doğudan gelen Sakaların baskısı sonucunda göç etmek zorunda kalmışlardır. Kafkas geçitlerini aşan Kimmer göç dalgaları - yeni bir yurt edinmek amacıyla- Anadolu’yu istilaya başlamışlar ve Kafkaslar’dan Anadolu’ya yöneldiklerinde ilk olarak Urartulularla mücadele etmek zorunda kalmışlardır. II. Argişti zamanında Kafkas ötesinden gelerek Anadolu içlerine kadar inen Kimmerler, Urartulular için büyük tehlike oluşturmuştur. II. Argişti her ne kadar onlara karşı harekete geçtiyse de daha çok savunmaya yönelik kaleler inşa ettirmiştir. Bunlard...

HUN-TÜRK KAĞAN (ŞANYÜ) TACI

Resim
  Moğolistan’ın Ordos kenti yakınlarında bulunmuş olup halen Çin’in İç Moğolistan Müzesinde bulunmaktadır. Saf altın olan tacın , ağırlığı 1.3 kg olup yüksekliği 7,3 cm , bant çevresi 60 cm.dir. Tacın üst kısmında gök küreyi/dünyayı temsil eden bölüm ve bunun üzerinde kartal bulunmaktadır. Alt bölümdeki kurt, koç ve at figürleri dikkat çekmektedir.   Kaynak Şanyü: Yer ve gökten doğmuş, Güneş ve Ay'ın taktir ettiği kağan  

HUN TÜRKLERİ

Resim
  Noin Ula Kurganı Eserlerinde Hun Yöneticisi Sn. Havva Turan’ın Yüksek Lisans Tezinden Türk milletinin en eski ataları olarak kabul edilen Hunlar, tarih sahnesine çıktıkları Türkistan coğrafyasında (Altay Dağları, Çoğay Dağları, Tengri Dağları, Orhun ve Yenisey Boyları) güçlü komşulara (Çin ve diğer devletler) karşı siyasi varlıklarını ve güçlerini kabul ettirmişlerdir. En eski tarihi devirlerde içtimai toplum düzenini tesis eden Türkler, “töre” (yazısız hukuk kuralları) sahibi bir millettir. Bu durum teşkilatlanmalarını ve devlet kurmalarını kolaylaştırmıştır. Mevcut tarihi kaynaklara bakıldığında, tarih yapan fakat yazmayan Hunlar hakkındaki ilk bilgiler, onlara komşu olan Çin yıllıklarından elde edilmektedir. Hunlar kadim çağda bilinen ilk teşkilatlı Türk devletini kurmuşlardır. Turgun Almas, tezimize konu olan “Hunların Kısa Tarihi” adlı eseri Çin yıllıklarını temel kaynak olarak alarak, Hunların yaşadıkları coğrafyanın fiziki özellikleri, siyasi faaliyetleri ve komşularıyl...

TÜRKLERDE AT

Resim
  Bezeklik Mağarası Uygur Türklerinin Duvar Resimlerinden. Asya Medeniyetleri Müzesi, Berlin, Almanya Hızırbek Gayretullah Türkler, yılkıyı ehlîleştiren ve onu medeniyetin hizmetine sunan ilk insanoğlu olarak tarihe geçmiştir. At, Türklerin kolu-kanadı olmuş, onun sırtında fetihlere koşmuş, Türk’ün cesareti atın çaparlığıyla birleşince de, cihan Türk atının nal sesleriyle çınlamıştır. Orta Asya bozkırından ta Viyana kapılarına kadar Türk’ü sırtında götüren, Ötüken çayırlarında otlayıp, Tuna ırmağında sulanan, Tanrı dağlarının doruğundan, Alplerin akabelerinden Türk’e yol bulan atalarımızın yoldaşı yılkıyı, atları günümüzde ne kadar tanıyoruz? Gördüğümüz her dört toynaklıya at, hipodromlarda çapanlara da tay ve kısrak deyip geçiyoruz. Oysa at niye, tay niye, kısrak niye dendiğini merak edip bozkır Türk kültürünün bir değerini, halkımıza doğru olarak tanıtamıyoruz. Bu konuda araştırma yapan zoologlara da rastlamıyoruz, belki araştırmacılar var da verilerini halka ulaştıra...
Resim
  Dr. Mustafa Talas Türk mutfağı dünyanın sayılı zengin mutfakları arasındadır. Bazı görüşlere göre, Çin ve Fransız mutfakları ile birlikte dünyanın en zengin üç mutfağından birisidir. Türk mutfağının zenginlik sebepleri arasında yiyecek ve içecek maddelerinin bolluğu ve çeşitliliğinin yanı sıra, Türklerin eski bir tarihe sahip olmaları da sayılabilir. Türk dünyasında, “yemek” isminin yerine “aş” ismi kullanılmaktadır. Göktürk Kitabeleri’nde de “yemek” bu anlamda kullanılmıştır. Ölüm törenlerinde (üç hayrı, yedi hayrı, kırk hayrı), “ölü aşı” ve düğünlerde de bulgur pilavını etli olarak yaparlar. Aynı yemekler bir dileği, adağı olan kimsenin söz konusu dileği gerçekleştiğinde de pişirilir. Bu yemeklere Alevi Türkmenlerde “ dede aşı ” denir.Malatya’da Akçadağ ve Hekimhan’da etli pilav pişirilerek “ölü aşı; kırk hayrı, üç hayrı, yedi hayrı şeklinde törenler” düzenlenir. Bu törenlerde, Türk töresindeki oturma düzenine göre misafirlerin en şereflisinin baş köşeye oturtulduğu görül...

BULGAR TÜRKLERİNİ OLUŞTURAN BOYLARDAN KUTRİGUR VE UTİGUR’LAR

Resim
  Kurum Han Kumandasındaki Bulgar Türklerinin Versinikia Savaşında Bizans Ordularını Yenmesi Yrd. Doç.Dr. Ali Ahmetbeyoğlu Türkistan’daki ilk dönem tarihleri ile batıya göç süreçleri hakkında pek bilgi bulunmayan ve Doğu Avrupa coğrafyasına geldikten sonra kaynaklarda Kutrigur ve Utigur denilen bu iki Türk boyu; isimleri “ok” kelimesinin çoğulu olan ve Türkçe boy, kabile anlamına gelen Oğuzların kardeşi ve batı kolu olan Ogurlara mensup idiler.  481 Yılından itibaren Azak Denizi ve Don Nehri civarından Moesia ve Trakya’ya akınlara başlamışlardır. Slavları da yanların alarak seferlerini bütün Balkan coğrafyasına yaymışlardır. Askerî güçlerinden dolayı Bizans Devleti için müttefik veya hasım sıfatıyla önemli olmuşlardır. Bizans Devleti, topraklarına sürekli devamlı hücumlar yapan, İstanbul’u tehdit edebilcek kadar güçlenen ve Gepitler ve Longabartlar başta olmak üzere birçok kavimle savaşan Kutrigurları, hediyeler ve senelik...

AVRUPA HUNLARI

Resim
  Hun Türklerinin Kazanları, İstanbul Askerî Müzesi Prof. Dr. Şerif Baştav 4. yüzyılın sonunda Avrupa'nın ufkunda görünen Hunlar, İç-Asya'dan batıya gelen Türk soyundan kavimlerin ilki idi ve bunu başkaları izleyecekti. Bölgede yaklaşık 80 yıllık ömürleri boyunca inanılmayacak derecede önemli olaylara sebep olan Hunlar, önce Batı-Asya'nın Türkleşmesini sağlamış, Avrupa'nın o zamanki nizamını altüst etmiş, Büyük Kavimler Göçünü harek ete geçirmiş ve Cermen Kavimlerini bir daha birleşmemek üzere dağıtmış, en önemlisi Doğu ve Batı imparatorluklarını temelinden sarsmışlardır. İlk Ortaçağ tarihinde bir fırtına gibi esen Hunlar, aradan geçen 1500 yıllık zamana rağmen hâlâ insanların ilgisini çeken, nereden geldikleri gibi böyle kısa bir zamanda dünya ölçüsünde bir devlet kurabilmelerinin muamması da çözülemeyen bir toplumdur. En tanınmış kağanları Attila, dünya büyükleri arasında yer alır ve devletin tarihe karışmasının 1500. yıl dönümü münasebetiyle bütün büyük Avrupa...

HUN TÜRKLERİNİN DİLİ VE YAZISI

Resim
  Kaynak Dr. Gözde Sazak W.Barthold'a göre Türk dilinin gelişim aşamaları şu şekilde incelenmektedir: Çin kaynaklarında pek fazla olmamakla birlikte; bu kaynaklar Hun diline ait bazı kelime, unvan ve isim nakletmişlerdir. Ne yazık ki, sayıları 30-40 kadar olan bu kelimeler, Hun dilini aydınlatmak için yeterli değildir. En eski Türkçe bakiyeler olarak kabul edilen ve Türk dili tarihinde çok önemli yer edinen bu kelimelerden başlıcaları M.Ö. II. yüzyılda Çin kaynaklarında geçen gök ve tanrı (tengri) anlamındaki chen-li, bununla ilişkili olarak "Tanrı kutu" anlamına gelen ve şanyü için kullanılan "T'eng-li Ko-to/ch'engli ku-t'u, şanyünün oğlunun (tegin'in) taşıdığı unvan olan ve Türkçe "düz,doğru,âdil" anlamına gelen t'o-k'i, kız anlamına gelen ki-ts'u, demir (tieh-fa) ve kılıç (king-lu)tır. Asya Hunlarının yazıları hakkında yine Çin kaynaklarında bilgiler yer almaktadır. Hunların bir mesaj iletmek istediklerinde bir tahta parç...

ANADOLU'DAKİ RUNİK YAZILAR VE PİKTOGRAMLARIN TÜRKLÜKLE OLAN BAĞLANTISI

Resim
  Uğur Can Aykan Türkler çok eski ve köklü bir tarihe sahiptirler. Dün olduğu gibi bugün de Türklerin tarihi, kültürü ve dili ile ilgili dünyanın pek çok ülkesinde araştırmalar yapan enstitüler ve ilim merkezleri bulunmaktadır. Öyle ki bugüne kadar Türklere ait izler yalnız Türkler değil birçok millete ait bilim adamlarınca da sürdürülmektedir. Bu şekilde Türklere ait olduğu bilinen damgalar, simgeler, yazılar ve işaretler ortaya çıkmıştır. Hakkâri Balbalları Türklerin bu şekilde diğer devletlerce yakın takipte olup araştırma alanlarında girme sebepleri onların elde etmiş oldukları bilgi, birikim ve kültürel zenginliğidir. Bugün gelişmiş ülkeler olarak ifade ettiğimiz devletlerin ortak özelliklerine baktığımızda onları diğer devletlerden ayıranların yaşam koşullarının, eğitim düzeylerinin,sağlık ve iletişim gibi özeliklerinin üst düzeyde olmasından kaynaklandığını görürüz.   HakkâriTrişin Yaylası Piktogramı Türklerinde tarihin en eski dönemlerinden itibaren sahip o...

HAKKÂRİ TRİŞİN KAYA RESİMLERİ

Resim
  Doç. Dr. Alpaslan Ceylan Hakkâri Bölgesi’nin önemli kaya resimleri bölgesi hiç şüphesiz Trişin Yaylası’dır Trişin Yaylası Van-Hakkari sınırında bulunmakta olup, yaklaşık denizden yüksekliği 2600-2850 m dir. Kaya resimleri üç bölgede toplanmıştır. Bunlar; Kahn-ı Melikan (2850 m), Taht-ı Melih (2650m) ve Taht-ı Melih’in doğusu (2600 m) dur. Bu merkezlerin her biri diğerinden bir-bir buçuk saat uzaklıktadır. Trişin yaylasında bulunan kaya resimleri çok geniş, sarp ve çıplak araziye yayılmış durumdadır ve dünyanın zengin kaya resimleri merkezlerinden birisidir.    Kahn-Melikan’daki kaya resimlerinde; dağ keçileri, dairevi sopa biçiminde Cin figürü, geyik, bizon (Manda), boğa, eline köpek bağlı bir insan figürü, yakaran insan figürü, tuzak ve yılan figürleri de bulunmaktadır. Taht-ı Melik’te yer alan kaya resimlerinde geyik, at üstünde insan (süvari), cin, dans eden insan, tekerlek üzerinde adam figürleri bulunmaktadır. Ayrıca S. Akok, tarafından Hypsilophodos ola...

ÇİÇİ YABGU

Resim
  Prof.Dr. Saadettin Gömeç Dünyadaki hiçbir millet, Türkler kadar hürriyetlerine düşkün değildir. Esaret altında yaşamaktansa ölmek, onlar için cennete gitmektir. Bu yüzden tarih boyunca, Türk milletini hiçbir vakit kafes içerisine koymak mümkün olmamıştır. Eğer devletlerine herhangi bir yerde zarar gelmiş ve gelme tehlikesi söz konusu olmuş ise, başka bir yerde sancaklarını dikmeyi mutlaka başarmışlardır. Türk milleti, dünya kavimleri arasında milliyetçilik duygularına en çok sahip halklardan birisidir. Ancak bu milliyetçilik hisleri genellikle şuur altında yattığından, pekçok insan bunun farkına varamaz. Başı dara düştüğünde küçük bir kıvılcım bu ateşi yakmaya yeter. Bu bakımdan dünyanın diğer halkları, Türklerin bu özelliğini bildiklerinden, günümüzde olduğu gibi, geçmişte de uyuyan bir arslana benzettikleri Türklerin pek kuyruklarına basmamaya özen göstermişlerdir. Türklerin bir özelliği de; milliyetçilik anlayışını devlet politikası olarak güden tarihteki ilk mill...

TÜRK KÜLTÜRÜNDE BAYKUŞ

Resim
  Kazakistan Parasında Kuzey Atmaca Baykuşu Dr. Sevda GÜLAKAN KAMAN Baykuşun Yunan mitolojisinde “Athena kuşu” olarak uğur simgesi sayıldığı görülmektedir. Baykuş koca kafası, avını kapıştaki mahareti, yani gösterdiği akıl, hüner ve marifet ile Zeus’un koca kafasından doğmuş olan kızı Athena’yı temsil eder. Athena’nın ağacı kendi diktiği zeytin ağacı iken kuşu da baykuştur. Athena’nın sembollerinden mızrak savaşı, zeytin dalı barışı; baykuş da bilgeliği temsil eder. Baykuş, Yunan mitolojisinde tanrıça Athena’nın sevdiği hayvan olarak bilinmekte ve tanrıçanın gözlerinin baykuş gözü renginde olduğu anlatılmaktadır.    Roma’da ise baykuş uğursuzluk ve yıkım sembolüdür. Ötüşü ölüm haberi sayılır. Augustus, Aurelius ve Sezar’ın ölümlerinin baykuşça bildirildiği inancı mevcuttur. Baykuşun düşte görülmesi ise kötü talih diye yorumlanmıştır. Ortaçağ Avrupası’nda ise baykuş cadılıkla ve uğursuzlukla ilişkilendirilmiştir. Avrupa ve Amerika folklorunda kötü alınyazısı ve ölüm ...

TÜRK KÜLTÜRÜNDE PARS

Resim
  Osman YILDIZ 1. Bars, kedigiller familyasına mensup yırtıcı bir hayvandır (Felis pardus). Bu hayvan, Ortaasya, Kore ve Mançurya'da yaşar ve buralarda çok meşhurdur. Bunların, Felix irbis denen cinsine de Türkler, yolbars derler. 2. Kelime. Türk Dilinin bütün safhalarında ve hemen hemen bütün lehçe ve şivelerinde bars, harsı, barış, bas, bar, barış, böres, bâs, pars, pans. nar, mars formlarıyla kullanılmaktadır. 3. Kelime, Türk Dili'nde, hayvan (bars, yolbars). kişi (Barsgan "Barshan", Boris, bars heg, Kutadmış bars, Barsbay. Baybars), yıl (On İki Hayvanlı Türk Takvimi'nde 3. yılın adı : bars yılı), şehir (Barsgan 'Barshan~')ve meslek adı (barsçı) olarak çok yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Ayrıca, bars, deslanlarınuzda, Türk yiğitlerine akıl veren kutlu bir hayvan olarak geçmektedir. 4. Kelime, Türk Dili'ndc b ile başlamaktadır. p*\i şekiller, fonetikle ilgili bir değişmedir [Ötümsüzleşme (loss of voicedncss, devoicing), yer değiştirme (...