TÜRKLERDE AT
![]() |
Bezeklik Mağarası Uygur Türklerinin Duvar Resimlerinden. Asya Medeniyetleri Müzesi, Berlin, Almanya |
Hızırbek Gayretullah
Türkler, yılkıyı ehlîleştiren ve onu medeniyetin hizmetine sunan ilk insanoğlu olarak tarihe geçmiştir. At, Türklerin kolu-kanadı olmuş, onun sırtında fetihlere koşmuş, Türk’ün cesareti atın çaparlığıyla birleşince de, cihan Türk atının nal sesleriyle çınlamıştır. Orta Asya bozkırından ta Viyana kapılarına kadar Türk’ü sırtında götüren, Ötüken çayırlarında otlayıp, Tuna ırmağında sulanan, Tanrı dağlarının doruğundan, Alplerin akabelerinden Türk’e yol bulan atalarımızın yoldaşı yılkıyı, atları günümüzde ne kadar tanıyoruz? Gördüğümüz her dört toynaklıya at, hipodromlarda çapanlara da tay ve kısrak deyip geçiyoruz. Oysa at niye, tay niye, kısrak niye dendiğini merak edip bozkır Türk kültürünün bir değerini, halkımıza doğru olarak tanıtamıyoruz. Bu konuda araştırma yapan zoologlara da rastlamıyoruz, belki araştırmacılar var da verilerini halka ulaştıramıyor, olabilir.
At
sürüsüne “yılkı-cılkı”
denir.
Sürüdeki hayvanlardan her biri yılkı- cılkı olarak
tanımlanır.Yılkıların ve Türklerin anayurdu olan Türkistan’da
cins ve yaşlarına göre sınıflandırıldığı bilinmektedir.
Türk Kazaklarında bayırgı cılkısı, karabayır cılkısı, Ural
cılkısı, Arap cılkısı ve Midilli cılkısı türleriyle
sınıflandırılıyor.
Yaşlarına göre ise:
•
0-1 yaş: KULUN , 1-2 yaş: TAY, CABAĞI TAY
• 2-3 “: KUNAN
(Erkek)
• 2-3 “: BAYTAL (Dişi)
• 3-4 “:DÖNEN
(Erkek)
• 3-4 “:DÖNECİN (Dişi)
• 4-5 “: At
(enenmiş, erkekliği giderilmiş erkek yılkı)
• 4-5 “:Aygır
(enenmemiş erkek yılkı)
• 4-5 “:BİYE (Dişi yılkı)
•
4-5 “:KISRAK (Dişi damızlık yılkı)
Şimdi yaşlarına
göre yılkının gelişmesini görelim:
KULUN:
Yeni
doğmuş Biye yavrusudur. Günümüzde kullanılan (at yavrusu, tay )
tabiri yanlıştır. Çünkü at erkek olduğundan doğurmaz,
yavrulamaz. TDK sözlüğünde “lk altı aya kadar olan at
yavrusuna kulun denir”, demektedir (Bkz.TDK söz. Kulun mad. Cilt:2
1998, Ank.)
TAY: İki yaşına basan kuluna “tay” denir.
Günümüzde kullanılan “taylar yarışıyor, taylar koşuyor”
tabirleri yanlıştır. Ancak taylar kendi kategorisinde kısa
mesafede yarışırlar. TDK’nın tay maddesinde “üç yaşına
kadar olan at yavrusuna tay denir”, diyor. Bu tabir de yanlıştır.
Çünkü at doğurmaz.
CABAĞİTAY:
Biye sütünden kımız olduğunu biliyoruz. Ziya GÖKALP’ın:
Ata’nın
içkisi köpüklü kımız,
Arpa suyu içme dedi
Bana
bir Kırgız
Veya A.M.DRANAS’ın: “Ey, sevincinden bir büyük
geleceği muştulayan içki, bin yılın kımızı”, ifadesinde
bulan Türklerin millî içkisi kımız işte bu biyelerin
sağılmasıyla elde edilen yılkı sütünden yapılır. Kımıza
verilen at sütü tabiri yanlıştır. Atlar erkek oldukları için
sağılmazlar, süt vermezler. Biyeler bazen taylı olarak da
sağılırlar. Daha sütten kesilmemiş bu taylara da cabağıtay
denilir. Cabağı-Yapağı kış mevsimi boyunca hayvanların
sırtlarındaki tüye denildiğini Anadolu’da görüyoruz. Yapağı
yünü işte bu tüylerdir.
Bir Kazak halk türküsünde:
Barağdı
avulım köşüp kökkavlanga
Tay
semiz, cabağı arık köp savganga, denilmektedir.
Yani
Avulum göç ediyor kökkavlana (madımak bitkisi)
Tay
semiz yapağı arık çok sağıldığına.
Demek ki , sütten
kesilmemiş biyeler cabağıtayla sağmal olarak
kullanılmaktadır.
KUNAN:
Üç yaşına basmış erkek yılkıya kunan denir. Kunan yarışları
gelecekteki çapar atları belirlediği için çok önemlidir. Bir
kunan yarışında yarışı kazanan kunanın sahibinin eşi hamile
ise ve erkek çocuğu olursa KUNANBAY, kız çocuğu olursa KUNANÇA
adı verilir. Meşhur Kazak edip ve düşünürü Abay’ın
babasının adı da Kunanbay olup Abay Kunanbay olarak dünyaca
tanınmaktadır.
BAYTAL:
Üç yaşına basmış dişi yılkıya baytal denir. Baytal dişi
olduğu için Türk Kazaklarında yarışa sokulmaz. Genellikle dişi
yılkı yarıştırılmıyor. Kazaklarda bir deyiş var:
Kunan
çavıp kur kalmas
Baytal çavıp bayge almas, yani Kunan
çaparsa boş kalmaz Batyal çaparsa ödül almaz,
denilmektedir.
DÖNEN:
Üç yaşına basan erkek yılkıya dönen denir ki, artık at olmaya
dönüşmek üzere anlamındadır. Bu dönemde dönenler enenerek
iğdiş edilir. Gösterişli ve güçlü kuvvetli olan bir dönen
aygır adayı olarak ayrılır, enenmez.
DÖNECİN:
Üç
yaşına basan dişi yılkıya dönecin denir. Anne adayı olmaya
dönüştüğü anlamındadır. İşte bu noktada, istenilen kalitede
nesil verecek olanlar seçilir. Seçilenlere kısrak adı verilir.
Özel olarak bakım ve disiplin altına alınır.
BİYE:
Dönecin
çağından analık çağına ayak basan dişi yılkıya biye
denir.
KISRAK:
Dönecin çağında ileride iyi cins döl verileceğine inanılarak
ayrılan damızlık dişi yılkıya kısrak denir. TDK kısrak mad.
“Dişi at”, diyor.
BEDEV
BİYE ve BEDEV KISRAK:
Hiç yavrulamamış biye veya kısraklara “BEDEV” denir.
Umumiyetle bedev kısraklar yarıştırılır. Türkmen Prof. T.
BEKJAYEV de kaleme aldığı bir makalesinde “…Türkmen,
bedevlerini çapyşygy güralyar” yani Türkmen bedevlerini yarışa
koyar, yarıştırırlar diyor. (Bkz. Türksoy dergisi sayı: 9,2003,
Ank.)
AT:
Dört
yaşını doldurmuş, enenmiş, iğdiş edilmiş erkek yılkıya at
denir. Atlar cinslerine göre günlük işlerde, seferde, yarışta,
kökbörü tartmada “gökbörü çekişmesi”, cirit oyunu, toyda,
avlanmakta, eğlence ve gezilerde kullanılır. Rahvan atlara daha
çok toy ve düğünlerde binilir. Tırıs giden ve yürüyüşü
rahat olan atlar binek olarak, çapar atlar da yarışlarda ve
seferlerde kullanılır.
AYGIR:
Dönen çağında iyi cins döl vereceğine inanılan enenmemiş ve
iğdiş edilmemiş erkek yılkıya aygır denir. TDK aygır
maddesinde “Damızlık erkek ata aygır denir”,
denmektedir.
Aygıra teslim edilen sürü onun tarafından
korunur. Sürüye yabancı aygır almaz, sürüyü her türlü
tehlikeye karşı savunur, sürüyü kendi otlama bölgesinden başka
otlama bölgesine salmaz, yeni doğan kulunlara , taylara ve zayıf
biyelere saldıran kurt sürülerini imha eden destanlara konu olan
aygırlar vardır. Aygırlar, kendi neslinden olan dişi ile
çiftleşmez. Böylece neslinin temiz ve asil kalmasını sağlar.
Kazaklarda bir deyiş var: “Caman aygır öz nesline çabadı”
yani kötü aygır kendi nesli ile çiftleşir. Aygırın sahip
olduğu sürüye “Üyir” denir. Aygır üyirleri de doru aygır,
kara aygır, ak aygır, gök aygır üyiri gibi aygırın renkleriyle
adlandırılır.
Yılkı asil bir hayvandır. Bulanık suyu
içmez, su içmeden önce ağzını çalkalar. Çiğnediği, bastığı
otu da yemez.
Bugün Anadolu’da tay, kısrak, at , aygır ve
yılkı sözcükleri kullanılmaktadır. Ancak, tanımlar yerli
yerinde kullanılmıyor.
Bozkır Kültürü Çevresinde At, Göçer-ev, Demir
Eski Türklerde At ve At Kültürü (İndir)

Yorumlar
Yorum Gönder