AVRUPA HUNLARI
![]() |
Hun Türklerinin Kazanları, İstanbul Askerî Müzesi |
Prof. Dr. Şerif Baştav
4.
yüzyılın sonunda Avrupa'nın ufkunda görünen Hunlar, İç-Asya'dan
batıya gelen Türk soyundan kavimlerin ilki idi ve bunu başkaları
izleyecekti. Bölgede yaklaşık 80 yıllık ömürleri boyunca
inanılmayacak derecede önemli olaylara sebep olan Hunlar, önce
Batı-Asya'nın Türkleşmesini sağlamış, Avrupa'nın o zamanki
nizamını altüst etmiş, Büyük Kavimler Göçünü harekete
geçirmiş ve Cermen Kavimlerini bir daha birleşmemek üzere
dağıtmış, en önemlisi Doğu ve Batı imparatorluklarını
temelinden sarsmışlardır. İlk Ortaçağ tarihinde bir fırtına
gibi esen Hunlar, aradan geçen 1500 yıllık zamana rağmen hâlâ
insanların ilgisini çeken, nereden geldikleri gibi böyle kısa bir
zamanda dünya ölçüsünde bir devlet kurabilmelerinin muamması da
çözülemeyen bir toplumdur. En tanınmış kağanları Attila,
dünya büyükleri arasında yer alır ve devletin tarihe
karışmasının 1500. yıl dönümü münasebetiyle bütün büyük
Avrupa dillerinde Hunların tarihi üzerinde bir çok eser
yazılmıştır
Hunların
en büyük başarısı mükemmel ok kullanmaktı. Ayrıca at ile
süvarisi arasında mükemmel bir uyum var idi ve at üzerinde
yapışmış gibi otururlardı. Atları çirkin fakat dayanıklıydı.
Hunlar
her zaman bol sayıda yedek at bulundururlardı. Hun atları, kışın
olduğu gibi yazın da muharebeye hazırdılar. Hunlar, çocukluk
devrinden başlayarak at üzerinde büyürlerdi. At sırtında yer,
içer ve uyurlardı. At üzerinde siyasî müzakerelerde bulundukları
bildirilir. Hunlar, atların üzerinde çok sağlam oturur ve oradan
nadiren düşerlerdi. Bir Hun süvarisi hiç beklenmedik yerde âniden
ortaya çıkadı. Onların bu özelliği şöhretlerini oluştururdu.
Ölçüsüz süratleri sayesinde insanlar daha onları farketmeden
ortadan yok olurlardı.
500-1000
kişilik kuvvetlerle bir çok yerden aynı zamanda hücum eder ve
korkunç sayıda ok atışları ile muharebeye başlarlardı. Bu
suretle görüş sahası kararan düşmanı bozarlardı. Böyle bir
durumda hücuma geçen düşman önünü görememiş ve birbirine
karışarak dağılmıştır. Sahte bir ric'atle düşman saflarını
bozan Hunlar, onları arkadaşlarının bulunduğu yere kadar çeker
ve o zaman etrafını çevirerek imha ederlerdi. Yahut da,
zafer coşkusuyla ilerleyen düşmanın arkasına sarkarak onların
kamplarına saldırırlardı. Şayet kendilerini takip eden bir
düşmanın saflarını bozmayı başarırlarsa âniden geri döner,
süratle yeniden muharebe safı oluşturur ve düşmanı muhtelif
cepheden yıldırım süratiyle demir bir yumruk gibi vururlardı. Bu
gibi hallerde birbirine karışan düşmanı bir metreden uzun
kılıçlarıyla biçmişlerdir. Burada uygulanan taktik bütün atlı
kavimlerin kullandığı bir taktikti. Bu taktiği kritik anlarda
kullanarak zaferlere ulaşmışlardır.
Orta Avrasya Boyunca Hun Kazanları

Yorumlar
Yorum Gönder