Kayıtlar

PELASG'LAR

Resim
  Adile Ayda Herodot'un Kreston'daki Pelasglarla Çanakkale'dekilerin, yani ayrı ayrı coğrafi bölgelerde oturan bu iki grubun aynı dili konuştuklarını söylemesidir. Tarihçi üçüncü bir grup olarak Atinalı Pelasglardan söz eder, ki bunlar soy bakımından Pelasg oldukları halde, Yunanlılarla komşuluk dolayısıyla, yunanca konuşmaya başlamışlardır. Şu halde, bu grubu oluşturan Pelasg'lar, Roma hakimiyeti altına girdikten sonra Lâtin dilini kabul etmiş, Daçya'lılar, yani Romanyalılar gibi veya Türk soyundan olup, adları da bir Türk adı olmasına rağmen, ortodoks olduktan sonra slavca konuşmaya başlayan Bulgarlar gibi idiler. Pelasgların dini hakkında Herodot şunları söyler: "Eski zamanlarda Pelasglar kurban kesme törenlerinde dua ederler... fakat bu tanrılara ad veya lâkap vermezlerdi. Pelasgların sadece din alanında değil, mimari alanında da Yunanlılara hocalık ve öncülük ettiği anlaşılıyor. Herodot eserinin VI ncı bölümünde Atina'lıların Akropol'ün etrafı...

ALTIN USTASI TÜRK İSKİTLER

Resim
Bir ağacın altında atlarıyla dinlenen İskitler. Altın kemer toka. Sibirya, MÖ 4. – 3. yüzyıl.  The State Hermitage Museum, St Petersburg   Prof. Dr. M. Taner Tarhan Asurlular Kimmerler 'i “Gimirrai”, İskitleri “İskuza/Asquzai” olarak adlandırmıştır. Urartularsa Kimmer ve İskitleri “İşqigulu” adıyla tanımlamaktadırlar. Grek kaynaklarında “Skyt”, Persçe gibi doğu dillerinde ise “Sak”; ya da başka örneklerde olduğu gibi “Saka”, “Caha” gibi adlarla tanınırlar. Bu bilgiler daha sonra Kutsal Kitaplara yansımıştır: Anadolu'ya Kuzeyden gelen diğer toplumlarla birlikte adları geçmektedir ve bunlar Nuh Peygamberin oğlu Yafes'ten türemişlerdir (Ahdi Atik/Tevrat, Genesis 10; Ezekiel 38,6: “Gomer”=Kimmer; “Askenaz”=İskit . Akadca İşquzai adında da -quz-,-quzai- o dönemki “Oğuz” adının arkaik sôyleyişinin, çivi yazısındaki şekli olduğu şüphesizdir. Tarihi bir gerçek olarak da şunu vurgulamak istiyoruz: “İskit”/“Saka” adları “Türk” adı ile eşdeğerdedir. İskitler, Eskiçağ‟da “pol...

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE BÜROKRASİ

Resim
  Necati Gültepe Apa: Kitâbelerde büyük baba ve atalar manasında kullanıldığı gibi, sayın veya büyük anlamına gelen bir unvan olarak da taşınmıştır. Apa Tarkan gibi. Bu, Türklerde aile teşkilatı ile ilgili kelimelerin (atabeg, ağa, dayı gibi), devlet hayatında unvan olarak kullanılması ile ilgili en eski misâldir. Yenisey Kitâbelerinde apa'nın, yine unvan olarak, yaygın bir şekilde kullanılmış olduğu görülür. Baga: Büyük unvanlardan olup daha çok Tarkan unvanı ile birlikte taşınıyor. Beg: Kitâbelerde asiller manasında kullanılmıştır. "Dokuz Oğuz bodunu ve beyleri bu sözümü iyice işit sağlamca dinle." Bilge: Bilgili, akıllı demek olup en büyük unvan veya en büyük unvanlardan biridir. Bilge, kağanlar ve hatunlarca en çok tanınmış unvanların başında gelir. Boyla: Eski bir unvan olduğu ve Proto-Bulgarca kullanıldığı söyleniyor. Tonyukuk'un unvanları arasında boyla'da görülüyor. Bilindiği gibi Boyla Slav dillerine de girmiştir. Buyruk: Kağanı...

BİLİM VE KÜLTÜR AKTARICISI OLARAK YAZI

Resim
  Kâzım Mirşan 'ın Çalışmalarından Prof.Dr. Murat Özbay M.Ö. 3500'lerde Güney Mezopotamya’ya gelerek buradaki köy kültürünü, şehir kültürüne dönüştüren Sümerliler'in Orta Asya kökenli oldukları artık birçok araştırmacı tarafından kabul edilmektedir. Türkçe ve Sümerce arasında önemli dil benzerliklerinin ortaya çıkarılması ve diğer önemli bulgular, Sümerlerin bir Türk kavmi olduğu tezini önemli ölçüde güçlendirmiştir. "Sümerlilerin Türklüğü ya da Türklerle ilişkileri kabul edilirse, ki biz bu kanaatteyiz, o zaman, dünya medeniyet tarihinde son derece önemli bir yer işgal eden ve tarihi devir/erin başlamasını sağlayan yazıyı icat etme şerefi Türklere ait olacaktır. İşte bu yüzdendir ki, Avrupalı araştırmacıların bir kısmı, bu şerefi Türklere layık görmedikleri için, Sümerlileri Hint-Avrupa kökenli kavimlerden biri olarak göstermeye çalışmaktadırlar. Halbuki mevcut bulgular, gerek filolojik, gerek antropolojik vegerekse teolojik açıdan Sümerlilerin Orta Asyalı Türklerd...

sır derya

Resim
  MUAZZEZ İLMİYE ÇIĞ Sümerlilerin dillerinin Türkçeye benzediği ve dağlık yerden göç ettikleri kanısı gittikçe yaygınlaşmaktadır. Bu nedenle Orta Asya Türk Kültürü ile onların kültürü arasında bir bağlantı bulabilir miyim, düşüncesi ile Prof. Bahaâttin Ögel’in Türk Mitolojisi kitabını zaman zaman incelemekte idim. Hakikaten bazı parellellikler tesbit ettim.   Bahaattin Ögel, Türk mitolojisi temelinin uzay ve dünya ile ilgili inanış ve anlayış olduğunu yazmış. Sümer mitolojisinde de böyle. Sümerliler yaradılış ve evrenle ilgili düşüncelerini toplu bir halde yazmamışlar Ancak bunlar, destanların baş kısımlarında veya ortalarında kısım kısım anlatılmış. Aynı geleneği Türk destanlarında da buluyoruz. Sümer yaradılış efsanesine göre, önce her taraf derin ve geniş bir su ile kaplıydı. Bunun adı tanrıça Nammu. Bu tanrıça sudan bir dağ çıkarıyor. Oğlu hava tanrısı Enlil onu ikiye ayırıyor, üstü gök, altı yer olu­yor. Göğü, gök tanrısı An, yeri de yer tanrıçası Ninki ile hava ...

“SIR DERYA” HAVZASININ TÜRK TARİHİNDEKİ YERİ VE ÖNEMİ

Resim
  Dânâ MOLDABAYEVA Sır Derya havzası, Orta Asya’nın sadece büyük nehirlerinden biri olan Sır Derya nehrinin bulunduğu yer değil, aynı zamanda insanoğlunun yaşadığı en eski mekânlardan ve medeniyetlerin ortaya çıktığı merkezlerden birisidir. Ortaçağ müelliflerinin eserlerinde “Maveraünnehir” şeklinde ifade edilen bölge Amu Derya (Ceyhun) ile Sır Derya (Seyhun) arasındaki bölgedir. Bu iki nehir sahilinde insanlığın en görkemli sanat eserleri ile donatılan ve adlarından tarihi-coğrafi eserlerde bahsedilen o meşhur şehirler ortaya çıkmıştır.  Aynı zamanda bu bölgede Türk tarihinin önemli olayları vuku bulmuş, Türk devletleri ve Hanlıkları kurulmuş, cihan hükümdarları dünyaya gelmiş ve Ulu düşünürler ölümsüz eserlerini buralarda yazmışlardır. Amu Derya boyunda Bûhâra ve Semerkant gibi ortaçağın şaheserleri ortaya çıkarken, Sır Derya boyunda da Otrar, Sıganak, İsficab, Yesi, Savran (Sauran), Barçınlığkent, Yenikent, Sütkent gibi bir çok şehirler kurulmuştu.  Astronom-Hüküm...

HOTON TÜRKLERİ

Resim
  Moğolistan’da bulunan Türk topluluklarından Hoton/Hatun Türkleri kaybolmaya yüz tutmuş Türk topluluklarından biridir. Bu ülkedeki diğer Türk toplumu ise başkente 1700 km mesafede, batıda bulunan Moğolistan’ın ikinci büyük şehri olan Bayan Ulgi Uvs ilinin Tarialan ilçesinde yaşamakta olan Moğol Kazakları’dır  Makalenin Tamamı S.310